Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Doğayla İç İçe Yaşamak
Bu yazı  3770 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Akdeniz’in tarihiyle, plajlarıyla, doğasıyla ünlü Antalya Şehri. Bu yıl özellikle Antalya Finike arası gezdiğim, yörenin dost insanları ile tanıştığım Çamyuva Beldesi. Nazif Kara Yılmaz; 27 Şubat 1944 Çamyuva köyünde doğan, Mısır Kahire kökenli, Kara Ahmetler Sülalesinden gelen, doğaya aşık, esprili, sevgi dolu bir adam.

Kitap okuyan, saz çalan, hayatını anlatırken, bazen hüzünlenen, sonra hafif bir tebessümle “yaşandı ve bitti” diyen, çok yönlü biri. Ayrıca balıkçılık, avcılık, aşçılık ve meslek olarak, tercih ettiği işler. Meyve ağaçlarını aşılamak olan, doğayla iç içe yaşayan biri. Eğitimini sorduğumda, “yüksek okul” deyip, bir kahkaha attı. Ben ilkokulu dağın tepesinde bir okulda okudum. Bu nedenle, bu espriyi hep yaparım, demesi çok hoşuma gitmişti.

Aşı yapmaya yedi yaşında sığır güderken başlamış. Aşı yapılan ağaçlar meyve ağaçları, çiçeklerden de özellikle, gül ağaçlarıdır dedi. Yapılmayanlar ise, çınar, çam, kavak, muz vb. ağaçların olduğunu söyledi. Hurma ağacının çiçeğine, baş verince, şekerli su konuyormuş. Hurmalar salkım salkım çiçek açınca, arılar geliyor (yaptıkları işleme) arı aşılaması deniliyormuş.

Ağaçları aşılamaktaki amaç, kaliteli ağacı, kalitesiz (deli ağaç) ağaca aşılamak, meyvesi az olan ağacın da daha verimli olmasını sağlamakmış.
Olmak, yapmak istediğim hemen hemen her şeyi yaptım” diyen Nazif bey, bir isteğim kaldı, “Yaylada geniş bir arazide, meyve ağaçları yetiştirmek” dediğinde, nedenini sorduğumda, “Doğadaki bütün canlıların yararlanması, toprağın bereketlenmesi için” dedi. “Bu bölgede her bahçede aşıladığım iki üç ağaç, dağlarda diktiğim fidanlar vardır” diye sözlerine ekledi.

İlginç anılarınız var mı” diye sorduğumda; “Hayatım roman, hangi birini anlatayım. Bir tımarhaneye yatmadım” dedi ve güldü. Yine de beni kırmadı. Gençlik yıllarında yaşadığı bir anısını anlattı. 1966 1968 yıllarında, İstanbul’dan mal alıp, Antalya ve çevresine değişik ürünler satarmış. Bir ara ceket satmayı aklına koymuş. O yıllarda, işportacılık yasakmış (şimdi de değişen bir şey yok) yakalandıklarında mallarına el konulurmuş. Düşünmüş, taşınmış.

Bir doktora gitmiş. “Hastayım, çok üşüyorum, üst üste giyinmek zorundayım” diye mazaretler sıralamış. Doktor da bir şekilde rapor vermiş. O da her gün dört beş ceket giyip, satıyormuş. Ne demişler, “Azmin elinden bir şey kurtulmaz” diye.

Geçirdiği bir hastalık (hala tedavisi sürüyor) onu epeyi sarsmış. Küçük, mütevazi evinde, oturup, ziyaretine gelen dostlarına, pişirdiği tatlı ve yemekleri ikram etmeyi seven, onlarla kısık sesiyle konuşup, anılarını anlatmaktan, çok zevk alıyormuş;
Her aşıladığım ağaç, bana şifa oluyor
Dostlarımla yaptığımız sohbetler beni mutlu ediyor
diyen Nazif Bey’e pişirdiği leziz yemek ve tatlıları bana tattırdığı, güzel sohbetimiz süresince, gösterdiği ilgiye, öğrettiği şeyleri dinlerken hayran kaldım.

Bir çok insanın isteyip de yapamadığı, onunsa başardığı bu yaşam tarzı, özlem duyan herkese bir gün kısmet olur umarım. Doğa ile iç içe yaşamak, doğayı sevmek, dostlarıyla bir çok şeyi paylaşmak ve “ben böyle mutluyum” demesi beni çok duygulandırdı.

Güzel meyve ağaçlarının içinde, bir gün de olsa yaşadıklarım beni çok etkiledi. Nazif Bey’e veda ederken, “yetiştirdiğiniz meyve ağaçları, her geçen gün sağlığınıza sağlık katsın, bir başka gün görüşmek dileğiyle deyip” teşekkür ettim.

Her gününüz dünden daha iyi olsun. Zeren Dağdeviren.

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri