Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Neyzen Gece Kartalı
Bu yazı  3730 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Müziğe Nefes, Tribünde Ses…

Yıllar sonra Neyzen ile karşılaştığımızda, bir süre birbirimize baktık. Saçlarımızdaki aklar, yüzümüzdeki çizgiler, hayatımızın geçişlerinin yaşantımız hakkındaki ilk izlenimleriydi. Oturup saatlerce konuştuk. Ne çok anı birikmişti. Hem güldük, hem hüzünlendik.

Neyzen Gece Kartalı, 9 yaşında arkadaşlarıyla kızıl dereli oyunu oynamayı çok severmiş. Plastik borulara koydukları kağıt fişekleri birbirlerine atarlarmış. Günlerden bir gün, tam boruyu üfleyecekken, kulağına borudan sesler gelmiş ve oyunu yarım bırakmış. Duyduğu sesler zamanla müziğe dönüşmeye başlamış.

Ve Ney‘le ilk tanışması, ona gönül vermesi, nefes vermesi böylece başlamış. Ortaokul ve lise yıllarında, babasının Beşiktaş’lı olması, onun da futbola olan ilgisiyle birleşince, Beşiktaş’a olan sevgisi başlamış. Öyle bir tutku olmuş ki, bu durum, yaşantısında ona herkes Neyzen Gece Kartalı lakabıyla anmaya, hitap etmeye başlamış.

O şimdi Ney‘ine tutkun, Beşiktaş‘a vurgun olarak yaşamına devam ediyor. Şiirler, yazılar yazıyor, konserler veriyor. Beşiktaş’ın fanatik savaşçısı. Maçlar nerede olursa olsun, hiç kaçırmıyor. Tribünlerin çoşkusu, gençlerin babası olarak her zaman yanlarında oluyor.

Özellikle bu sıralar çok heyecanlı. Uzun çalışmalar sonrası, yazıp bitirdiği “İnsan özürlü insan” adlı kitabı yakında basılıp okurlarıyla buluşacak. Başarılar diliyorum.

Genellikle yaptığım röportajlarımda, konuklarıma sorduğum bir soru vardır. “Başınızdan geçen ilginç bir olayı anlatır mısınız” diye. Tabi Neyzen Gece Kartalı‘na da sordum.

1994 yılında aldığı bir teklifle konser vermek için Danimarka‘ya davet ediliyor ve gidiyor. Bir süre orada kaldıktan sonra Norveç‘e gidiyor. 1- 2 yıl orada kalıp, Danimarka’ya geri dönüyor ve 6-7 yıl orada yaşıyor. Çeşitli gece kulüplerinde çalışıp, konserler veriyor. Bir gün şehri gezerken, Çevreci ve hayvan severlerle tanışıyor. Onlarla konuşurken anlattıkları bir olay ilgisini çekiyor…

Birçoğumuzun bildiği gibi, Danimarka, Danimarka Krallığı olarak da tanınan Kuzey Avrupa‘da bir İskandinav ülkesidir. Başkenti Kopenhag olan bu ülke anayasal bir monarşi ile yönetilmektedir.

Kraliçeleri II. Margrethe‘dir. Başbakanları da vardır. Ayrıca Gröland ve Faroe Adaları da Danimarka’ya aittir. Danimarka ile ilgili bu bilgilerden sonra, yazıma kaldığım yerden devam ediyorum.

Tanıştığı çevreci ve hayvan severler, Gröland‘da yaşayan penguenlerin psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ve müzik ile tedavi etmeye çalıştıklarını anlatıyorlar. Neyzen de birlikte çalıştığı üç müzisyen arkadaşına durumu açıklıyor ve Gröland’a gidiyorlar. Arkadaşları, Danimarkalı gitar, İranlı keman, Makedonyalı akordiyon çalıyormuş. Hasta olan penguenleri gördüğüm zaman çok duygulandım. Sanki ne için geldiğimizi anlamışlar gibi, yüzümüze suskun, üzgün, üzgün bakıyorlardı diye konuşmasını sürdürdü.

Herkese bir penguen veriyorlar. Neyzen’e bir dişi düşüyor, o da adını Banu koyuyor. Tedaviye ilk yanıt veren Banu oluyor. Ödüller alıyorlar. Neyzen, “Ben de ödülleri satıp, sokakta yaşayan evsizlere ziyafet çektim” diye bu ilginç anısına son verdi.

Bir şeyleri severek yapmak, üretmek, mutlu olmak, bizlere en büyük armağandır. Neyzen Gece Kartalı, bu durumdan, “Ürettiğim için mutluyum. Ney üflerken hüzünlenirim, sahnede hiç bir şeyi görmem. Duygularımla baş başa kalırım” diyerek uzaklara dalıp gitti.

Evet, Neyzen Gece Kartalı, biz bu gün gerçek dostlukların hiç bir zaman eskimeyeceğini kanıtladık.

İnsanın en çok neye ihtiyacı vardır? Bir ses, bir de nefes. O da sen de fazlasıyla var. Bu güzel sohbetimiz için teşekkür ederim. Her şey gönlünce olsun.

Her gününüz dünden daha iyi olsun. Zeren Dağdeviren.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri