Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Grip mi yoksa soğukalgınlığı mı ?
Bu yazı  4500 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...


Kış mevsimini yaşadığımız şu dönemde grip ve soğuk algınlığına yakalanan hasta sayısında önemli artışlar gözleniyor. Peki siz hangisine yakalandınız?

Grip ve soğuk algınlığı farklı hastalıklar olmalarına rağmen çok sık karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli fark, görece hafif seyreden soğuk algınlığında yüksek ateş ve genel durum bozukluğunun görülmemesi, buna karşın, gripte yüksek ateş, genel durum bozukluğu ve tabloya ikincil bakteriyel enfeksiyonların eklenebilmesidir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğazda yanma hissi ve öksürük ile başlayan soğuk algınlığı, destekleyici tedavi ile genellikle birkaç gün içinde iyileşir. Grip ve soğuk algınlığının nasıl ayırt edilmesi gerektiği ve tedavi seçenekleri konularındaki sorularımızı Alman hastanesi Kulak Burun Boğaz uzmanlarından Op. Dr. Yalçın Varnalı yanıtladı.

Grip nedir?

Grip, influenza adı verilen bir virus tarafından meydana getirilen, 39° C ve üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Tabloya boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerde akma ve kanlanma gibi belirtiler de eklenebilir. Bazı vakalarda karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Belirtiler yaklaşık bir hafta içinde kaybolmasına rağmen, halsizlik 2 hafta daha sürebilir.

Kişi kendisinde grip mi yoksa soğuk algınlığı mı olduğunu nasıl anlar?

Bilinen yerel bir salgında, baş gösteren bulgulardan hareketle, grip tanısı koymak kolaydır.

Grip bulguları:

• Hızla başlayan ateş veya titreme,
• Öksürük,
• Kas ağrıları,
• Baş ağrısı,
• Boğaz ağrısı,
• Burun tıkanıklığı/akıntısı,
• Yorgunluk/halsizlik ve kırgınlık

Soğuk algınlığı bulguları:

• Burun tıkanıklığı/akıntısı,
• Boğazda dolgunluk hissi ve ağrı
• Kuru öksürük
• Halsizlik

Grip nasıl bulaşır?

Grip, öksürük veya hapşırma yolu ile yayılan virüs yüklü su damlacıkları ile taşınan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Vücuda giren virüs partikülleri alt ve üst solunum yollarına yerleşerek hızla çoğalır. Kuluçka devresi 1-3 gündür. Bu devrede enfekte olmuş insanlar bilmeden başkalarına virüsü bulaştırabilirler. Enfeksiyondan 1-2 gün sonra, viral çoğalmanın en hızlı olduğu dönemde aniden ateş/titreme, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık veya öksürük gibi yakınmalar ortaya çıkar. Enfekte kişi bulguların ortaya çıkmasından sonra 4-6 gün daha virüsü yaymaya devam edebilir. Solunum yollarında çoğalan virüs bütün vücudu etkileyerek orta kulak, iskelet kası, kalp, karaciğer, kan ve merkezi sinir sistemine ulaşabilir.

Kimler risk altındadır?

Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen, özellikle çocuklarda, yaşlılarda, vücut direncini düşüren kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyrederek ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yol açabilir. Bu grupta bulunan hastalara “yüksek risk grubundaki kişiler” denir.

Gribin komplikasyonları nelerdir?

Grip potansiyel olarak ölümcül komplikasyonlara neden olabilir. Tipik komplikasyonlar arasında tüm solunum yollarının (burun, sinüsler, boğaz, orta kulak ve akciğerler) ikincil enfeksiyonları sayılabilir. Özellikle zatürre (pnömoni), sıklıkla gribal enfeksiyonla ilişkilendirilir ve griple bağlantılı ölümlerin en sık görülen nedenidir. Diğer ciddi komplikasyonlar arasında bronşit, sinüzit, orta kulak iltihabı, astım alevlenmeleri ve kronik tıkayıcı akciğer hastalıkları bulunur. Ayrıca, kasları, kalbi ve beyini etkileyen ciddi sorunlar da ortaya çıkabilir.

Gribi önlemek mümkün müdür?

Grip ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek önem taşır. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve sigaradan uzak durmak bağışıklık sisteminin güçlü kalmasında önemlidir. Bol sıvı alımı, C vitamini ve çinko gibi antioksidanlardan ve minerallerden zengin olan meyve sularını tüketmek korunmada önemlidir. Ayrıca, öksüren ve hapşıran kişilerden uzak durmak ve sık sık elleri yıkamak da etkili yöntemlerdir.Grip günümüzde aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Gelişmiş ülkeler grip aşısını genellikle programlarına almış ve vatandaşlarına ücretsiz olarak sunmaktadır. Ülkemizde grip aşısı rutin olarak yapılmamaktadır, ancak aşı özellikle risk altındaki gruplara önerilmektedir.

Çocuklar gribe karşı aşılanabilir mi?

Grip aşısı 6 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklara yarım doz, 3 yaş üstüne ise tam doz olarak uygulanır. 8 yaş altındaki çocuklara ilk kez uygulanacağı zaman bir ay ara ile iki doz şeklinde yapılması önerilmektedir. Takip eden senelerde tek doz uygulanması yeterlidir. 8 yaşından büyük çocuklara ve erişkinlere ise tek doz şeklinde yapılması önerilmektedir.

Grip aşısı güvenli midir?

Grip aşısı inaktif (ölü) bir aşıdır, bu nedenle aşıya bağlı grip gelişme riski yoktur. Ancak, aşı tavuk yumurtasında hazırlandığından, yumurta alerjisi olanlara, aşının içeriğine alerjisi bulunanlara, Guillain-Barré Sendromu adı verilen nörolojik bir hastalığı olanlara ve 6 aydan küçük bebeklere uygulanmamalıdır. Ateşli bir hastalık geçirmekte olanların, aşıyı hastalıkları düzelene kadar ertelemesi önerilmektedir.
Aşıya bağlı olarak, aşı yapılan bölgede ağrı, kızarıklık ya da şişme, kas ağrıları, kırgınlık hissi ve hafif ateş gibi yan etkiler görülebilir.
Aşının tam teşekküllü sağlık merkezlerinde veya hekim kontrolünde yapılması önerilir. Grip aşısı +2 ila +8 derece arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır.

Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır?

Grip aşısının uygulanması için en uygun zamanlar Eylül-Ekim-Kasım aylarıdır. Ancak salgınlar Mart-Nisan aylarına kadar devam edebildiği için hastalığı geçirmedikçe ve aşı bulunabildiği sürece Ocak-Şubat ayları ve sonrasında da aşı uygulanabilmektedir. Grip aşısından sonra kesin koruyuculuğun başlaması için en az 10-14 günlük bir süre gerekir.

Her yıl grip aşısı olunmalı mıdır?

Gribe neden olan çok sayıda virüs türü olduğu için, tamamen koruyucu olan çok etkili bir aşı henüz geliştirilememiştir. Sürekli yeni grip virüsleri meydana geldiği için her sene en yaygın olması beklenen virüs tipleri için aşı geliştirilir. Bu nedenle aşının koruyuculuğu en fazla %80’e ulaşır ve bulaştığı takdirde hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlar. Sonuç olarak, grip aşısının her yıl yenilenmesi önerilmektedir.

Halkı bilinçlendirmek adına bu aşıyı ücretsiz olarak sağlık kuruluşlarından temin etmek mümkün müdür, nasıl?
Grip aşısı ülkemizde aşı takviminde bulunmadığından, sağlık kuruluşlarından ücretsiz olarak temin edilmesi mümkün değildir. Aşı uygulamasının önerildiği risk grupları şu şekilde sıralanabilir.

1) Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması önerilenler:

• 65 yaşından yaşlılar
• Şeker hastaları
• Astım hastaları
• Kronik akciğer hastaları
• Kronik kalp ve damar sistemi hastaları
• Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları)
• Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar

2) İkincil risk grupları: 1. risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar ve;

• 50-64 yaş arası kişiler
• Huzur evleri ve diğer bakım kuruluşlarında kalan ve kronik tıbbi rahatsızlığı bulunanlar
• Astım dahil akciğer ve kalp damar sistemine ait kronik hastalığı bulunanlar
• Sağlık personeli
• Yukarıda belirtilen risk grupları ile aynı ortamda yaşayanlar
• Huzurevi, bakımevi ve benzeri yerlerde çalışan personel

3) Özel gruplar:

• Hamileler (4 aylıktan itibaren)
• HIV ile enfekte kişiler
• Sık seyahat edenler
•Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyen kişiler (iş adamları, üretimde çalışanlar, sporcular vb)

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri