Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Aptal Puma Sendromu yaşamayın
Bu yazı  2460 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Vahşi kedilerin atalarından olan Pumayı hepimiz biliriz. İki metre uzunluğundaki bu yırtıcı kediyi kıvrak koşusu ile tanırız. Avının peşine düştüğü andan itibaren giderek hızlanan ve vücudunun tüm eklem ve kaslarını ortaya koyan hareketlerini belgesellerden izlemek çok ilgimizi çeker. Bu ölüm koşusu bazen pumanın, bazen ise hayatı için koşan kurbanın zaferi ile sonuçlanır. Başarının sırrı pumalıktan, yani harcanan emek, ulaşılan sonuç ilişkisindeki dengeyi iyi saptamaktan geçiyor.

Puma akıllı bir hayvandır. İşte ormanların vahşi avcısını, insana örnek yapacak olan da pumanın bu özelliğidir. Puma avının peşinden sürdürdüğü “ölüm koşusunu” her zaman avının cüssesine göre ayarlar. Yani bir ceylan ele geçirmek için koştuğu süre ile bir tavşanın peşinden geçirdiği süre asla aynı değildir. Koşarken harcadığı enerji miktarı avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı anda puma koşmaktan vazgeçer. Yenilgiyi kabul edip başka av arar. Bu nedenle ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden çok daha az koşar.

Hayatımızda zaman zaman hep bir şeylerin eksikliğinden yakınmışız ve şikayetçi olmuşuzdur. İşte “Aptal Puma Sendromu” bunun tersini yapan insanların ruh halini ifade etmek için, yani bir tavşanın peşinden yıllarca koşan, sonra da yakaladığı avı bir öğünde bitiren akılsızlar için kullanılır. Siz yıllardır tavşanın mı yoksa ceylanın mı peşinde koştunuz, iyi düşünün.

Bir şeylerin eksikliğini düşündüğümüz zaman, çoğunlukla başka bir şeylerin fazlalığını görmeyiz. Bunlar bizim engellerimiz oluvermişlerdir bile. Zamanımızın çoğunu gereksiz işlerle harcarız. Bize fayda sağlamayan işlere boğulup sonra da işlerimize yetişemediğimizden yakınırız. Halbuki günü ve mesaimizi planlı kullanırsak şikayetlerimiz sona erer ve daha başarılı oluruz.

İş yerinde amirinize kafayı takıp, enerjinizin ve zihninizi, müsrifçe harcamayın. Siz işinizi doğru yapın yeter. Etrafımız kendini bilmeyen tembel ve görgü fakiri insanlarla dolu. İşinde de kısır döngüler içinde hareket edip vicdanını rahatlatmaya çalışan kimseler tutarsızlıklarının farkında olmadıkları bilmiyorlar bile. Bu insanlar cahilliklerini amir baskısıyla örtmeye çalışmaktalar ve arsızca sürdürmektedirler. Gerçi konu mobbinge geldi ama bu konuya daha sonra ayrıntılı olarak dile getireceğim.

Zamanını lüzumsuz ve boş işlerle harcayanlar sadece vicdanlarını rahatlatmaya çalışıyorlar. Görenler iş yapıyor sansınlar diye sürekli her şeyden şikayetçi olmayı alışkanlık haline getiriyorlar. Kendinden başkaları onlara göre bir şey bilmiyorlar. Hep başkalarını eleştirirler. Hayatlarında sanki hiç hata yapmamışlardır. Böyle insanlar burnundan hiç kıl aldırmazlar. Derler ya “Benim için ne düşünüyorsan Allah iki katını sana versin”.

İş hayatında da puma örnek alınır. Az kazanç peşinde çok emek, para ve zaman kaybedilmesi, aptal puma sendromunu ifade eder. Hayatımızdan gereksiz ve faydasız olanları azaltarak veya hayatınızdan çıkararak neler kazanacağınızın hesabını yapın. Belki de birçoğumuzun daha iyi yaşamak adına atacağı ilk adım sadeleşmektir. Zamanda sadeleşmek, düşüncede sadeleşmek, ilişkilerde, duygularda ve eylemlerde sadeleşmek en doğru harekettir. Kısacası sahip olduklarımızı boşa harcamayalım yeter.

Günlük yaşamımızda bizler de akıllı puma olmayı seçersek, kazançlarımız oranında daha verimli bir yaşama, dolayısıyla şikayetsiz, huzurlu, tatminkar bir yaşama kavuşuruz. Yaşamımızda enerjimizi fayda hesabına göre sarf etmek mutluluğumuzu artırıp, memnuniyetsizliğimizi azaltacaktır. Sevgiyle kalın.

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri