Bel kaymasının tedavisi, korkulu rüya olmaktan çıkıyor..

Kişiyi taşıyan omurga kemik sisteminin birbiri üzerinde kayıp omuriliği sıkıştırması durumunun oldukça sık görülen bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aybars Akkor, rahatsızlığın yürürken sık sık durma isteği, bacaklarda uyuşma ve yanma hissiyle kendini gösterdiğini söyledi.

Bel kaymasının tedavi edilmezse idrar tutamama, cinsellik kaybı, yürüyememe, belden aşağısını hissetmeme gibi sonuçlara yol açabileceğini kaydeden Akkor, `Bel kaymasının tek tedavisi beli titanyum vidalarla sabit hale getirip kaymasını önlemektir. Bu tedavi yöntemi, halk arasında oldukça riskli olarak bilinmektedir. Vidaların ameliyat sırasında yanlış bir yere iletilmesi, tam doğru yerlere konulamaması birçok hastanın sakat kalmasıyla veya istenilen düzeyde iyileşmemesiyle sonuçlanmaktadır. Bu nedenle, bu ameliyatı olması gerekenler bu tedaviden kaçmakta ömür boyu kalitesiz bir yaşam sürmektedirler. Yeni teknolojilerle tüm bu endişeler ortadan kalkmakta, bilgisayar desteği ile vidalar tam yerine konabilmektedir. Bu sistem sayesinde bel kayması ameliyatları sorunsuz olarak uygulanabilmektedir. Önemli olan doğru zamanda doğru teşhisi koymaktır` dedi.

Ağır doğumlar, düşmeler, kazalar, kemik yapının fazla alındığı bel fıtığı ameliyatları ve ileri kemik erimesinin bel kaymasına neden olabileceğini belirten Dr. Akkor, kayma hareketliyse ameliyat, hareketsizse fizik tedavinin gerekli olacağını söyledi.

Bel kayması ameliyatlarına ilişkin de bilgi veren Aybars Akkor, `Bel kayması ameliyatları yaklaşık 1 saat sürmekte, hasta ameliyattan 12 saat sonra ayağa kalkabilmektedir. Hastanede 1 gün yatması yeterlidir. Bel omurgasına kaymayı önlemek amacıyla titanyum vidalar konmakta, bu vidalar ömür boyu hastada kalmaktadır. Ameliyatta cilt dikişi konmamaktadır. Sakat kalma felç olma riski gelişen yeni teknolojilerle sıfıra yakındır` diye konuştu.

Ameliyattan bir veya iki gün sonra evine çıkan hastanın evinde dolaşabileceğini ve oturabileceğini kaydeden Akkor, 10 gün sonra kontrolü yapılan hastaya her türlü hareketin serbest bırakıldığını kaydetti. Hastanın 3 hafta süreyle, yatınca çıkarmak kaydıyla, korse kullanması gerektiğini ve 20 gün sonra işine dönebileceğini ifade eden Akkor, bele takılan vidaların hastanın öne doğru eğilme hareketlerinde bir sorun yaratmayacağını da sözlerine ekledi.

Diğer Haberler

Roza ve tüm çocuklar nefes alabilsin

Roza Arı‘nın ailesi Türkiye‘de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan Tip 1 SMA…

Nefesim kesildi !

Ben astım hastasıyım ve astım hastası olanlara daha itinalı davranılması adına yazıyorum… Astım hastalığı olanlar bu sürecin ne denli zor olduğunu çok iyi bilirler. Bizlerin rahatsızlığını mevsim değişiklikleri, özellikle soğuk…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir