Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Atatürk’ün Gözlerine Bakamadım !
Bu yazı  5160 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Öğretmen Melahat Tangör’ün Anısına…

Dedemin ölümünden sonra, Konya Kız Öğretmen Okulu’na giden Melahat teyzem, annesine ve kız kardeşine olan özleminin dışında güzel günler geçirmiş, derslerinde de çok başarılı olmuş. Yıllar geçtikten sonra da bizlere anlattığı anıları, onun kadar bizleri de heyecanlandırmıştır.

Konya’da okurken bir gün okula, Atatürk’ün geleceğinin haberini alıyorlar. Herkes bahçede sıraya diziliyor. Atatürk bahçeye girdiğinde, teyzem heyecandan titriyormuş. Ne yapacağını bilmez bir haldeymiş. İçinden topla kendini derken… Atatürk önünde durup sorular sormaya başlamış. Teyzem de gayet güzel cevaplar vermiş.

Bir süre sonra İzmir’de öğrenimine devam ederken, Atatürk o okula da gidiyor. Yine teyzemin önünde duruyor, “Kadın asker olabilir mi?” diye soruyor. Melahat Teyzem heyecanla “Evet kadın da asker olabilir Paşam” diye cevap veriyor. Atatürk aldığı cevaptan memnun olmuş ki, hafifçe teyzemin omuzuna dokunuyor. Teyzem heyecan içinde, nasıl ellerimi kaldırıp Ata’ya sarıldım bilmiyorum diye anlatırdı.

Öğretmen çıktıktan sonra İstanbul’a dönen Teyzem, ailesine kavuşmanın mutluluğu içinde, okulların açılmasını bekliyor…

Annemin ve teyzemin süt kardeşi olan, ailede herkesin dayı diye hitap ettiği Dr. Kamil Gören, bir Çerkez ailenin oğlu. Üsküdar Nakkaştepe’ye göç sonrası yerleşmişler. Annesi, Çerkez olan Anneannemin akrabasıymış. İstiklal Savaşında Çerkez Ethem’in yanında sıhhiyeci olarak görev yapmış. Çerkez Ethem’le ilgili bazı söylentilerin çıkmasıyla, Çerkez Ethem Dayıma, “Oğlum çok gençsin, geleceğin parlak ileride bir doktor olarak ülkene yararlı olacaksın, senin görevin burada bitti. Üniversitene dön ve eğitimine devam et” demiş ve vedalaşmışlar. Dayım da birkaç yıl içinde mezun olmuş. Röntgen mütehassısı olarak uzun yıllar Kadıköy’de hizmet vermiş. Kendisi gibi doktor olan Saadet hanımla evlenmiş.

Kamil Dayım, bir gün Melahat teyzemi çağırıyor, Bu pazar günü, Atatürk’ün Savarona Yatı’nda bir daveti var, ona seni de götüreceğiz diyor. Terzi olan annem, teyzeme şık bir tuvalet dikiyor. O büyük gün gelince, dayım ve Saadet yengemle Savarona Yatı’na gidiyorlar. Yata bindiklerinde Atatürk daha gelmemiş. Yarım saat sonra teşrif ediyorlar. Herkes ayağa kalkmış ve Ata’ya saygı ve sevgiyle selam veriyorlar. Bir süre sonra müzik başlıyor. Teyzem çok heyecanlı, bir Yarbay önünde reverans yapıp, “Atatürk sizi dansa davet ediyor” diyor.

Teyzem piste giderken, dans başladığında neler hissettiğimi, daha doğrusu neler yaptığını bir türlü hatırlayamıyormuş. Atatürk bazı sorular soruyor, teyzem cevaplarken, ATATÜRK’ÜN GÖZLERİNE BİR TÜRLÜ BAKAMADIM, ama yüzümün kızardığını, tir tir titrediğimi hissediyordum derdi. Atatürk Teyzeme “Ne yapıyorsun, bir uğraşın var mı?” diye sormuş. O da ilk mektep öğretmeni olduğunu söylemiş. “Peki ben sana yardım etsem, lise öğretmeni olur musun?” diye soran Atatürk, teyzemi Dolmabahçe Sarayı’na davet etmiş.

Bir hafta sonra Teyzem Saraya gitmiş. Bekleme salonuna almışlar, epeyi beklemiş. 3-4 saat geçtikten sonra bir hanımefendi gelmiş ve “Kızım kimi bekliyorsun?” diye sormuş. Teyzem de Ata’nın çağırdığını, onu beklediğini söylemiş. Hanımefendi Atatürk’ün kız kardeşi Makbule hanımmış. ” O ” demiş “Saat 3’de Savarona Yatı’yla Saraydan ayrıldı” Teyzem o zaman anlamış ki, Ata’ya kimse haber vermemiş. Oradan ayrılmış ve çok üzülmüş… Teyzem ne zaman bu anısını anlatsa, gözündeki hüznü hep görürdüm.

Teyzem bir süre sonra evlenip, Eskişehir’de yaşamaya ve öğretmenlik yapmaya başlamış. Sporu çok severmiş. Bisiklete biner, atletizm yaparmış. Bir süre izcilik de yapmış. Oymak beyi bile olmuş. Bu aktiviteleri Eskişehir’deki okulunda da başlatmış. Şehir Merkezine bir kütüphane ve halkevi açılmasında öncü olmuş. Daha sonra İstanbul’a tayini çıkmış. İlk atandığı okul, Yakacık Beldesindeydi.

Ben tatillerde hep onlara kalmaya giderdim. Hiç unutmuyorum, Yakacık’taki evin mutfağı bahçe katındaydı, büyük bir kuzine her tarafı ısıtırdı. Her zaman bir çaydanlık üzerinde, fırınında da börek pişerdi. Yemesi de kuzenlerimle birlikte bize düşerdi. Ne güzel günlerdi o günler. Melahat teyzem yıllar geçerken mutluluğu da tattı, üzüntüler de yaşadı. Sonra verdiği bir kararla Etiler’de bulunan Emekli Sandığı’nın Huzur Evine müracaat etti ve orada yaşamaya başladı.

Teyzemi 87-88 yaşlarında kaybettik. Onun en mutlu olduğu anlar, yetiştirmiş olduğu talebelerinin onu arayıp bulmaları, ziyaret etmeleri ve uzun yıllar geçmiş olsa da unutulmadığını söylemeleri, ellerinden öpmeleri, teşekkür etmeleriydi.

Ben de Melahat Teyzeme, bana anlattığı, öğrettiği her şey için, paylaştığımız günler için, birlikte yaşadığımız sürede ne olursa olsun sevgi ve saygının bir erdem olduğunu unutmamam gerektiğini öğrettiği için teşekkür ediyorum. Nurlar içinde yatsın…

Ayrıca, bu vesileyle bütün öğretmenlerin ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ kutlarım… Saygılarımla..

Her gününüz dünden daha iyi olsun…

tangör-melahat

okul-nostalji

aile

melahat-tangör

ata_dans

1 yorum
  • avatar taylan tüfek
    24 Kasım 2015
    #1

    Ne mutlu size vede ailenize ATATÜRK ‘ü yakından görme bahtiyarlığına erişmiş değerli öğretmenimiz teyzenize ALLAH ‘ tan rahmet mekanının cennet olmasını yüce RABBİM ‘ den dilerim yazılarınızı özlemiştik şükür kavuşturana




Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri