Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Barış için Eşref Saati yaklaştı
Bu yazı  4550 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Barış; birbirlerinden farklı kimliklerin toplumsal grupların ve ulusların uyumlu bir biçimde bir arada yaşadıkları, insan hak ve özgürlüklerine dayalı, kültürel zenginliklerini ve farklılıklarını koruyarak bir arada yaşamalarının adıdır.

Barış; savaş sonrası elde edilen bir kazanım değildir. Çatışmacı, ayrımcı ve düşmanlığı körükleyen söylemlerin, militarizmin önlendiği, temel hak ve özgürlüklerin korunduğu, insanın değeri temelinde kurulan toplumsal bir yaşam biçimidir.

İnsanlığın yaşadığı en büyük trajedilerin (1. ve 2. Dünya Savaşları) üzerinden onlarca yıl geçti ve milyonlarca insan iki büyük savaşta öldürüldü. Yine milyonlarca insan ırk, etnik ve dinsel düşmanlıklar nedeniyle yaşamlarından koparıldı. Açlık ve yoksulluk alabildiğine artarken, hastalık ve ağır şiddet nedeniyle milyonlarca insan heder edildi.

Artan askeri harcamalar, İnsan hakları, özgürlükleri kısıtlayan ırkçılık, dışlama ve asimilasyon politikaları bugün barışa sahip çıkmamızı daha bir zorunlu kılıyor. İnsan ve insan yaşamına dair mutlak değerlerle çatışan, hiçbir değer dayatmasını kabul etmeyen, savaşçı, çatışmacı, militarist politikaları hangi çıkar ya da kaygıya dayanırsa dayansın kabul etmemeliyiz.

Dünya ekonomik kaynakları içinde önemli yer tutan askeri harcamaların toplamı katrilyonlara ulaşmış İnsanın yaşamını idame ettirilmesine dair harcamalar trajedik bir hal almıştır. Askeri harcamalar artarken, dünyada açlık sınırında ve açlık sınırının altında yaşayan nüfusta hızla artmaktadır. Hijyen probleminden tutun temiz su içme olanakları, kronik kötü beslenme koşulları arşı çoktan aşmıştır.

Ottowa antlaşması olarak bilinen ve 140 ülkenin imzaladığı “Mayın Yasaklama Antlaşmasını” imzalayan ülkelerin arasında ABD, Çin, Rusya, Hindistan, Pakistan ve Türkiye başta olmak üzere 53 ülke antlaşmaya taraf değiller.

Savaşların en çok kadınlar ve çocuklar üzerinde büyük tahribatlara neden olduğunu söylemek gerekir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’nin verilerine göre dünyada savaş ve bölgesel çatışmalar yüzünden 100 milyonun üzerinde insan yerinden yurdundan alınarak başka yerlere göç ettirilmiştir. Bu nüfusun %80 ine yakınını kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır. Kadınlar açısından aile ortamından ayrılma, ailelerin parçalanması, yoksullaşma ve tecavüzdür, bunun anlamı.

Çoğu çatışmalarda kadınlar cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Savaş ya da bölgesel çatışmalarda kadına tecavüz veya cinsel şiddet bir savaş taktiği olarak kullanılmaktadır. (Batı’nın ve Ortadoğu’daki terör gruplarının en büyük taktiği)

Çocuklar açısından savaşın yol açtığı tahribat, kadınlarınkinden çok daha kötü bir tablo sergilemektedir. Son 10 yılda;
4 milyon çocuk yaşamını yitirdi.
5 milyondan fazla çocuk sakatlandı.
8 milyon çocuk evsiz kaldı.
1 milyondan fazla çocuk ailesini kaybetti.
5 milyon civarında çocuk psikolojik travma geçirdi.
Yaklaşık 400.000 çocuk dünyanın değişik bölgelerinde savaşlara gönderildi.

Diyoruz ki, Türkiye toplumun çoğulcu etnik ve kültürel yapısını kucaklayan, herkesin kendini özgürce ifade edebileceği, tüm insan hak ve özgürlüklerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Köylerinden ve topraklarından zorla ya da çatışmalar nedeniyle ayrılan insanlarımızın koşulsuz olarak geri dönmeleri sağlanmalı, zararları tanzim edilmelidir. Kültürel haklarının önündeki tüm anayasal, yasal engeller kaldırılmalıdır. Cezaevlerindeki tecritler kaldırılmalı ölümler durdurulmalıdır.

Devlet kurumları içinde yer alan çeteci, cemaat yapılanmalarına son verilmeli, milletine ve devletine karşı suç işlemiş kim olursa olsun en ağır şekilde ibretlik bir şekilde cezalandırılmalıdır. Bu konuda gençlerimizi aydınlatması için gerek ailelerimize gerekse öğretmenlerimize büyük sorumluluk düşmektedir. “Sen mi kurtaracaksın memleketi anlayışı” yıkılmalı. İcabında üzerime düşüyorsa “Evet ben kurtaracağım” söylemi ve ruhunu hiçbir daim kaybetmemeliyiz.

Bu konuda son olarak kıymetli ilkokul öğretmenim Sevgi Gökçe’ye ve değerli aile bireylerime teşekkürü bir borç bilirim. Çocuk yüreğimizle nakşettiğimiz andımızı hiçbir daim unutmamak ve unutturmamak dileğiyle.

Barışın bizlere kazandıracağı çok şey var! Savaşın kaybettireceği çok şey var!

Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni
E-posta: hboracelik@gmail.com

baris

huseyin-bora

ulus-anlayisi

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri