Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Uyuşturucu kullanım yaşı çok düştü
Bu yazı  3240 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de tehlike sinyalleri çalan uyuşturucu kullanım yaşı, son zamanlarda Fox Tvde yayınlanan “SERAP İLE YENİ BİR UMUT “ adlı programla kamuoyunun gündemine girdi. Gençlerin uyuşturucu ile kaç yaşında tanıştıklarını, o genç yaşlarında hayatlarının nasıl karardığını, ailelerinin verdikleri zorlu mücadeleleri, uyuşturucu bulabilmek için neler yaptıklarını, kendilerine ve ailelerine istemeyerek verdikleri şiddetleri, inanın ibretle izliyoruz.

Foxda Serap PAKÖZ’ün programına katılan ve uyuşturucudan biran evvel kurtulmak isteyen gençlerden birinin hayat hikayesini üzülerek dinledim. Delikanlının yaşadıklarını sizlere de kısaca özetlemek isterim. Genç delikanlı sevdiği kızdan ayrıldığında bunalımda olduğunu ve bir arkadaşının kendisine bir hap verdiğini, bununla rahatlayacağını söylemesi üzerine başladığını ifade etti.

Delikanlı “Bir kereden bir şey olmaz demeyin sakın. Bir kez aldığım o hap daha sonra hayatımı nasıl kararttı, nasıl cehenneme çevirdiğini bir ben bilirim bir de ailem. Uyuşturucuya başladığımda 13 yaşındaydım, şimdi 18 yaşındayım. Okul hayatından uzaklaştım, ailem ile aram bozuldu. Geceleri uykudan kalkıp uyuşturucu bulabilmek için yeri geldi kapkaççılık yaptım, yeri geldi anneme el kaldırdım. Bana yardım edin bu illetten kurtulmak istiyorum” dedi.

Sizlerin dikkatini çekmek isterim; Çocuklarımızın uyuşturucu kullanma yaşı 11 artık. İnanın bana yanlış duymadınız. Kimilerinizin “yok artık bu kadar da olamaz” dediğinizi duyar gibiyim ama yapılan araştırmalar ve verilere göre durum bu ne yazık ki.

Gençler, birbirlerine sigara ikram eder gibi ya da hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını dışlıyor ya da, kendilerince aşağılama yolunu seçiyorlar. İlköğretim çağındaki Küçük yaştaki çocuklarımızı uyuşturucuya alıştırabilmek için de önce çok cüzi bir para ile (0,50kuruş)a sokak aralarında satıyorlar bu iletti.

Çocukların özellikle de 10-12 yaşlarından itibaren gözlemlenmesini isteyen emniyet yetkilileri, dikkat çekici hususların mutlaka bir uzmana iletilmesini tavsiye ediyor. Bağımlılık yapıcı maddeleri kullananlar, aslında bir şekilde kendini belli ediyor. Uyuşturucuyu kullananlarda, bitkinlik, dalgınlık, uyuklama, uyku bozukluğu, konuşma güçlüğü, burun akıntısı, terleme, titreme, dengesizlik, gözde kanlanma, göz bebeğinde daralma, yüzde kızarma, soğukluk, kabızlık, ishal, mide-bağırsak yakınmaları, yürüme bozukluğu, solunum güçlüğü gibi birçok hastalık ortaya çıkıyor.

Ayrıca ruhsal çöküntü olarak da; bakımsız dış görünüş, gerçek dışı konuşma, içe kapanma, aşırı para harcama, suç işleme eğilimi ve evden uzaklaşma görülebiliyor. Burada biz anne babalara çok fazlasıyla görev düşüyor elbette. Çocuğunuza kesinlikle kötü davranış ve sözlerde bulunmayın. Tedavi için mutlaka bir hekim gözetimine girmeyi ihmal etmeyin ikna yoluna girin.

Paniğe kapılmayınız. Öfke ile hareket etmeyin, meseleyi görmezden gelmeyin. Çocuğunuzun sosyal çevresini inceleyip problemin kaynağını tespit etmeye çalışın. Çocuğunuzun arkadaş ilişkilerini gözden geçirin. Çocuğunuzun uyuşturucu madde kullanmasının sebepleri arasında sizin de eksik ve yanlış davranışlarınızın olabileceğini göz ardı etmeyin.

Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayın, onu suçlamayın. Sıkmadan sevgi ve şefkatli bir yaklaşımla ona daha fazla zaman ayırınız ki, çocuğunuzu tekrar kazanın. Onlar bizim evlatlarımız unutmayalım. Sevgiyle kalın.

2 yorum
  • avatar İdris GÖNEN
    04 Şubat 2013
    #1

    Yasaların yetersizligi ve güvenlik güçlerinin etkili mücadele yapamamasından kaynaklanıyor mualesef. İlköğretim okullarına kadar düştü. Dikkate alınma zamanı çok geçmiş konu. Devletin acilen önlem alması gerekir.

  • avatar Haluk Canbulat
    18 Şubat 2013
    #2

    Ülkemizdeki uyuşturucu kullanım yaşının düşmesinin nedeni artık toplumda normal bir durum gibi görülmesidir. Emniyet birimlerinin gerekli çalışmaları yapamamasının nedeni de, vatandaşların yeteri kadar duyarlı olmamalarıdır. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın kültürünü artık bence aşmamız gerekli. Burada en çok vatandaşın duyarlılığı önemli. Hemen dibinde bu işi yapana sen müsade edersen, bir öteki sokakta bu işi yapan gelir senin evladını bulur ve ona bunu aşılar.




Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri