Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Geçmişle geleceğin buluştuğu yer, Yörük Parkı
Bu yazı  240 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Yolunuz Antalya Kemer‘den hiç geçti mi? Eğer bu doğa harikası yeri görmediyseniz, mutlaka gidin, gezin derim. Doğanın bilinçsizce yok edildiği günümüzde, yurdumuzun sayılı güzel ve önemli yerlerinden biri de YÖRÜK PARKI’dır. Doğaya gönül vermiş, 35 yıldır hayatını, buraya adayan Kutsal İyicil

1968 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden mezun olmuştur. Yetmişli yıllarda, Termosos Milli Parkı’nı kurarak, o yıllarda Türkiye’nin ilk Ulusal Park müzesini de oluşturdu. Aynı zaman diliminde yöre halkının tarihsel su sıkıntısı dahil olmak üzere kritik konulara da çözüm getirebilmiş halkla, devlet ilişkisini mükemmel düzeyde tutmuş, idealist bir meslek adamıdır.

1981 yılına kadar Termosos Milli Park Müdürü olarak görev yapmıştır. Aynı yıl, gerçekleştirilmek istenen bakım kesimine karşı, kesin bir tavır alan İyicil, bu şekil bir müdahalenin Milli Park lojiğine ve ilgili yasalara uygun olmadığını bildiren, yazılı ve resmi bir açıklama yaparak görevinden istifa etmiştir. Yaşam devam ederken, çeşitli iş kollarını araştırmış, düşünmüş ve kendi imkanları ile “Özgürce, severek, doğayla iç içe bir girişimde bulunmam ve onu hayata geçirmem lazım” diye, bir karar vermiş.

Üniversite yıllarında başlayan, yörük yaşamına olan ilgisi, katıldığı mesleki bir araştırmada, karşısına çıkan Yörük Çadırı adeta onu büyülemiş. Orada rastladığı yörük ailesinin sıcaklığı ve konuk severliği de bir daha unutulmamak üzere yüreğine kazılmış. Uzun arayışlar içerisinde 1982 yılında hazırladığı FYP (Folklorik Yörük Parkı) projesi aynı yıl onaylanmasını müteakip, binbir zorluk ve engellere rağmen 1986 yılı sonlarında, Kemer’in hakim noktası durumundaki yarımada karakterindeki “KÜÇÜK BURUN”da hayat bulmuştur.

Oğulları Cemal ve Alper İyicil bu süreç içerisinde büyümüşler, öğrenimlerini tamamlamışlar ve Kutsal bey, Yörük Parkı’nın yöneticiliğini, işletmeciliğini, sorumluluğunu oğullarına emanet etmiştir. Kendisi de zaman zaman uğrayıp, önerilerini, bilgilerini söyleyip yardımcı oluyormuş. Çam ağaçlarının gölgesinde, doğaya zarar vermeden yerleştirilmiş çadırların içinde, cansız mankenlerle canlandırılan geleneksel yörük yaşamı, sizi büyülüyor. En ince detay düşünülerek düzenlenmiş alanlar, halı dokuyan kadınlar, tezgahlarında çalışan, üreten erkekler, beşiklerinde uyuyan bebeler…

Parkın bazı köşelerine yerleştirilmiş, kağnı, değirmen gibi çeşitli geçmişten, günümüze gelmiş, bakır, ahşap bir çok araç ve gereç. Bir köşede bir ocak (gerçek) tavanına , duvarlarına asılmış bakır kaplar sizi etkiliyor. Ocağın yanına konmuş, büyük bir ahşap yer sofrasında, bir yörük kadını Hatice Ana gözleme açıyor ve pişiriyor. Dışarıdaki ahşap masalarda onları yemek ayrı bir zevk. Hatice Ana’ya veda edip, biraz yürüdüğümde, büyük bir çadır gördüm. Bu çadır BEY ÇADIRI imiş.

Yörük Beylerinin konuklarını ağırladığı çadır. İçeri girdiğimde, yerde serili çeşitli Yörük halıları, yer minderleri, duvarda deve heybeleri, alınlıklar ve çeşitli aksesuarların asıldığını gördüm. Belli aralıklarla konulmuş bakır siniler, gelen konuklara yapılan ikramlarda kullanılıyormuş. Zaman zaman burası davetler, kutlamalar, yöresel yemekleri tatmak için de değerlendiriliyormuş. Dışarıda manzara harika, denizi, çamları, dağları seyrederken hayallere dalıp gidiyorsunuz.

Gündüzü ayrı, gecesi ayrı güzellikte. Parkın bir bölümünde keçiler, koyunlar, keklikler, tavşanlar vb. hayvanlar bakılıp, besleniyor. Burası özellikle küçük ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Cemal Şahin İyicil ile tanıştığımızda, bana yeni ve aynı zamanda uzun süreden beri aktive etmeyi bekledikleri projelerinden bahsetti. Park hakkında detaylı bilgiler verdi. Geçirdiğimiz zor günleri düşünecek olursak, işinin başında azimle çalışan insanları en üst düzeyden, yerel düzeye dek desteklemek, onlara yardımcı olmak gerekir diye düşünüyorum.

Devletimiz, hayata geçirilince Kemer’e hayat katacak projeleri onaylamışlar ve süreç içerisinde desteklemişler. Yörük Parkı bozkır Orta Asya‘dan, üç yanı denizle çevrili, Anadolu’ya uzanan, kültürel mirasımızın, dolayısı ile Türkiye’nin ve Kemer’in de geçmişini, özünü kapsayan konusu, konsepti ve onunla adeta kaynaşmıştır. Üç yanı denizle çevrili konumu ile de anlamlı ve önemli bir lokasyonda bulunmaktadır. Biri biterken yeni bir projeye başlamak, en ince detayına kadar düşünmek ve hayata geçirmek, zor ama tamamlandığında gurur ve huzur verici bir durum…

Örneğin, önümüzdeki aylarda, engelli dostlarımızı da kapsayan Milli Park ve Devlet Ormanı olan bu sahada, ciddi gereksinimler ve detaylarla Orman Bakanlığı, Milli Parklar onayı ile Uzun Devreli Gelişme Planı kapsamında hazırlanmış olan koruma, kullanma dengesini tesis edici, uzun zamandır da bekleyen proje hizmete geçtiğinde rekreasyonel optimizasyon sağlanacaktır.

Gerek halkımıza, gerek yabancı konuklara enformasyon, yeme, içme hizmetleri verilebilecek ve yöresel ürünler ziyaretçilerle buluşacaktır. Bunun yanında denize girme, dinlenme gibi bir gününü huzur içinde geçirecekleri bir yer ve imkan sağlanacaktır. “Birlikten kuvvet doğar deriz. Güzellikleri paylaşmak isteriz. Doğayı korumalıyız deriz“. Deriz de deriz. İşte fırsat. İyicil Ailesi, yıllarını, emeklerini, sevgilerini, maddi ve manevi her şeylerini ortaya koymuşlar.

Yılmadan çalışmalarına devam ediyorlar. Doğaya verilen emek, sevgi ve ilgi, gelecek nesillere kalacak en değerli mirastır. Doğayı korumak için İNSAN olmak yeterlidir. Bu güzel eşsiz yeri YÖRÜK PARKI‘nı bize sunan, kazandıran İyicil Ailesine, verdiği bilgiler ve konukseverliği için, Cemal Şahin İyicil‘e teşekkür ederim.

Yazıma bir yörük Atasözü ile son veriyorum…

Bak oğul ! Burası yörük diyarı… Hava serttir, Adamı merttir, Alacağın varsa sözü senettir.

Her gününüz dünden daha iyi olsun. Zeren Dağdeviren.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri